Türkçe  Türkçe » Türkçe  Türkçe
  • Türkçe ben

    Türkçe

    Divanü Lügatit-Türk


    (Oğuz, Kıpçak, Suvar) ben

  • Türkçe

    Divanü Lügatit-Türk


    ben

  • Türkçe

    Felsefe Terimleri Sözlüğü


    1. Bilinçli bireyin kendini başkalarından ayırmasını dile getiren sözcük. 2. Bilinç edimlerinin taşıyıcısı. (Ör. Descartesta düşünen varlık, düşünen töz; Hume da tasarımlar demeti.)

  • Türkçe

    Güncel Türkçe Sözlük


    (I) a. 1. Çoğu doğuştan, tende bulunan ufak, koyu renkli leke veya kabartı: ?Dedim tane tane olmuş benlerin / Dedi zülfüm değdi tel yarasıdır? -Âşık Ömer. 2. En çok üzümde görülen olgunlaşma belirtisi. 3. hlk. Saçta, sakalda beliren beyazlık.

  • Türkçe

    Güncel Türkçe Sözlük


    (II) a. hlk. 1. Olta veya tuzağa konulan yem. 2. Kuşun yavrusuna taşıdığı yem.

  • Türkçe

    Güncel Türkçe Sözlük


    (III) zm. 1. Teklik birinci kişiyi gösteren söz: ?Bütün sevgileri atıp içimden / Varlığımı yalnız ona verdim ben? -A. K. Tecer. 2. a. ruh b. Kişiyi öbür varlıklardan ayıran bilinç. 3. a. fel. Bir kimsenin kişiliğini oluşturan temel öge, ego.

  • Türkçe

    Tıp Terimleri Kılavuzu


  • Türkçe

    Türkiye Türkçesi Ağızları Sözlüğü


    Meyvede, en çok üzümde olgunlaşma belirtisi: Üzümlere ben düştü.

  • Türkçe

    Türkiye Türkçesi Ağızları Sözlüğü


    1. Kuşun yavrusuna taşıdığı yem, yiyecek. 2. Oltaya takılan yem.

  • Türkçe

    Türkiye Türkçesi Ağızları Sözlüğü


    Ben, tendeki koyu renkli leke veya kabartı

  • Türkçe

    Türkiye Türkçesi Ağızları Sözlüğü


    Ben (1. teklik şahıs zamiri)

  • Türkçe

    Türkiye Türkçesi Ağızları Sözlüğü


    Ben. || be: bana || ba: bana || baa: bana || been: bana || behen: bana || bana: bana || bene: bana || bene: beni || mene: beni || benem: benim || benim: benim || benüm: benim || bennen: benimle

  • Türkçe

    Veteriner Hekimliği Terimleri Sözlüğü


    Yüzde ve vücudun diğer bölgelerinde görülen, tümör özelliğinde olmayan yerel leke veya işaret. Doğuştan veya sonradan sinir, bağ doku, eklenti bezleri ve damar gibi doku yapılarını fazlalığı veya eksikliği sonucu yavaş olarak biçimlenir, mole, nevüs.

  • Türkçe

    Tarama Sözlüğü


    Hayvanları avlamak için tuzağa konulan yem.

  • Türkçe

    Türkiye Türkçesi Ağızları Sözlüğü


    Saçta, sakalda beliren beyazlık: Sakalına ben düşmüş.

  • Türkçe

    Türkiye Türkçesi Ağızları Sözlüğü


    Dağ veya tepenin görünmeyen kısmı, ardı.

  • Türkçe

    Türkiye Türkçesi Ağızları Sözlüğü


    Meyvelere düşen olgunlaşma belirtisi, alaca.

  • Türkçe

    Türkiye Türkçesi Ağızları Sözlüğü


    Saçta ve sakalda ilk aklık.

  • Türkçe

    Osmanlıca


    (Bak: Ene) t. Psk: Şuurlu kişiliğimiz. Başlangıçta çocuğun benliği şuurlu değildir. Kendisini başkasından ayıramaz. Fakat canlı olarak ihtiyaç ve istekleri vardır. Benin bu şuursuz haline "alt ben" denir. Ken

  • Türkçe bên

    Türkçe

    Türkiye Türkçesi Ağızları Sözlüğü


    Ben, 1. kişi zamiri

  • Türkçe Ben

    Türkçe

    Osmanlıca


    "(Bak: Ene) t. Psk: Şuurlu kişiliğimiz. Başlangıçta çocuğun benliği şuurlu değildir. Kendisini başkasından ayıramaz. Fakat canlı olarak ihtiyaç ve istekleri vardır. Benin bu şuursuz haline ""alt ben"" denir.

Türkçe  Türkçe » İngilizce  İngilizce
  • Türkçe ben

    İngilizce

    1. mole; beauty spot. 2. freckle (on a person´s skin). 3. spot, macula (in the eye). 4. dark fleck of color (in the skin of a ripening fruit). –– düşmek /a/ 1. to get moles or dark brown freckles on (one´s skin). 2. for a spot to appear in (one´s eye). 3. (for a ripening fruit) to become flecked with dark spots of color.

  • İngilizce

    (N.)
    beauty spot, nevus, mole; ego, the "I" part of the psyche

  • İngilizce

    (Pron.)
    I, myself

  • İngilizce

    mole, beauty spot

Türkçe  Türkçe » Almanca  Almanca
  • Türkçe ben

    Almanca

    ich; Leberfleck [der]

  • Almanca

    1. ich 2. Leberfleck, Schönheitsfleck

Türkçe  Türkçe » Fransızca  Fransızca
  • Türkçe ben

    Fransızca

    je, me, moi; (tende) signe [le], grain de beauté

  • Fransızca

    moi

Türkçe  Türkçe » Yunanca  Yunanca
  • Türkçe ben

    Yunanca

    εγώ

Türkçe  Türkçe » Japonca  Japonca
  • Türkçe ben

    Japonca

    boku,watashi

Türkçe  Türkçe » Arnavutça  Arnavutça
  • Türkçe ben

    Arnavutça

    unë
    ben ... yasindayim - unë jam ... vjetë

Türkçe  Türkçe » Kazakça  Kazakça
  • Türkçe ben

    Kazakça

    men

  • Kazakça

    qal

İngilizce  İngilizce » İngilizce  İngilizce
  • İngilizce Ben

    İngilizce

    n. male first name (form of Benjamin)

  • İngilizce ben

    İngilizce

    n. high point, summit, peak

İngilizce  İngilizce » Türkçe  Türkçe
  • İngilizce Ben

    Türkçe

    (N.)
    iç oda (İsk.)

  • İngilizce ben

    Türkçe

    iç oda

Fransızca  Fransızca » Türkçe  Türkçe
  • Fransızca ben

    Türkçe

    excl iyi

Yukarı Çık

NeDemek.org anlamını bilmediğiniz kelimelerin Türkçe, İngilizce, Almanca, Fransızca, İspanyolca, İtalyanca, Rusça, Azerice, Hollandaca (Flemenkçe), Yunanca, Japonca, Lehçe, Osmanlıca ve bir çok dilde sözlük anlamı ve çevirilerine pratik bir şekilde cevap veren çok dilli ve kapsamlı bir sözlük ve bilgi kaynağıdır.

"Ne demek?" ve "Nedir?" gibi sorularınıza cevaplar bulabilir ve kelime anlamlarını öğrenebilir, atasözleri, deyimler ve türetilmiş kelimelere bakabilirsiniz.

Türkçe bilim terimleri sözlüğü veritabanında bir çok konuda terimler ve anlamlarına ulaşabilirsiniz. Veritabanında yer alan Türkçe kelimeler TDK - Türk Dil Kurumu - sözlük anlamı referans alınarak eklenmiştir.


Nedemek.org kelime araçları kelime bulucu ve bulmaca sözlüğü kullanımı kolay kelime yardımcılarıdır. Kelime bulucu ve bulmaca sözlüğü kullanmanın kelime hazinenizi geliştirmenize, kelimeleri doğru bir şekilde öğrenmenize ve karışık harflerden oluşan bir kelimeden yeni kelimeler bulmanıza, bulmacalarda takıldığınız kelimeleri bulmanıza yardımcı olduğunu göreceksiniz.